Bu çalışma, Kalvinist Protestan etik anlayışı ile kültürel tarihin Amsterdam’ın mimari karakterini nasıl şekillendirdiğini, sinemayı eleştirel bir mercek olarak kullanarak incelemektedir. On yedinci yüzyıla tarihlenen, büyük ve çoğu zaman perdesiz pencereleriyle dikkat çeken kanal evleri, ahlaki ideallerin gündelik mekânlarda görünür hâle geldiği alanlar olarak ele alınmaktadır. Bu mimari özellik, yalnızca estetik bir tercih olarak değildir. Weber’in Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu çalışmasından hareketle, disiplin, özdenetim ve toplumsal sorumlulukla ilişkili bir pratik olarak yorumlanmaktadır. Çalışma, Paul Verhoeven’ın Business is Business ve Turkish Delight, Dick Maas’ın Amsterdamned, Joram Lürsen’in Public Works ve Robert Jan Westdijk’in Little Sister filmleri üzerinden, pencere, cephe ve iç mekânların görünürlük ile gizlenme arasındaki gerilimi nasıl temsil ettiğini analiz etmektedir. Bu filmler, Amsterdam’u erdem ile aşırılık, gözetim ile mahremiyet arasında salınan bir kent olarak resmeder. Mimarlık tarihi, kültürel analiz ve film çalışmalarını bir araya getiren bu çalışma, kentin kentsel imgelemine yerleşmiş ahlaki ve görsel çelişkileri görünür kılmayı amaçlamaktadır.
This study explores how Calvinist Protestant ethics and cultural history have shaped Amsterdam’s architectural character, using cinema as a critical lens. The city’s seventeenth-century canal houses, with their large, often uncurtained windows, are approached as everyday spaces where moral ideals become visible. Rather than treating this architectural feature as a stylistic choice, the article draws on Max Weber’s The Protestant Ethic and the Spirit of Capitalism to interpret transparency as a sign of discipline, self control, and social accountability. Through close readings of films such as Paul Verhoeven’s Business is Business and Turkish Delight, Dick Maas’ Amsterdamned, Joram Lürsen’s Public Works, and Robert Jan Westdijk’s Little Sister, the study examines how windows, façades, and interiors function as metaphors of visibility and concealment. These films reveal Amsterdam as a city suspended between virtue and excess, surveillance and intimacy. Combining architectural history, cultural analysis, and film studies, the article highlights the moral and visual tensions embedded in Amsterdam’s urban imagination.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Sinema ve Estetik, Sinema (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 21 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 23 Şubat 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.46372/arts.1858261 |
| IZ | https://izlik.org/JA39NR23AW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 15 |
ARTS, CC BY-NC 4.0 ile lisanslanmaktadır
YAYINCI | DERGİ KURULLARI | DİZİNLER | ÜCRET POLİTİKASI | İSTATİSTİKLER | MIAR | SHERPA ROMEO